<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ağız bakımı &#8211; Özel Meltem Diş Poliklinikleri</title>
	<atom:link href="https://www.meltemdis.com/tag/agiz-bakimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.meltemdis.com</link>
	<description>Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinikleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 30 Aug 2018 08:11:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>
	<item>
		<title>Hipnozla Diş Tedavisi</title>
		<link>https://www.meltemdis.com/hipnozla-dis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[r.canerkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Jul 2018 13:50:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[ağız bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[diş hekimi korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[hipnoz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.meltemdis.com/?p=2890</guid>

					<description><![CDATA[<p>Korkuları, kaygıları ve fobileri yenmek hayal değil.  Hastalarımıza huzurlu ağız ve diş cerrahisi için İstanbul da hipnozla diş tedavisi ve ameliyatı imkanını Meltem Diş olarak sağlamaktan gurur duyuyoruz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/hipnozla-dis/">Hipnozla Diş Tedavisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="bt_bb_wrapper"><h2><span id="Hipnoz-ve-Dis-Hekimligi">Hipnoz ve Diş Hekimliği</span></h2>
<div class="what-happens-next">
<div class="abstr">
<div class="">
<div class="column dt-sc-two-third first">
<div class="abstr">
<p><strong>Diş hekimliğinde Hipnozun rolü.</strong></p>
<p>Korkuları, kaygıları ve fobileri yenmek hayal değil.  Hastalarımıza huzurlu ağız ve diş cerrahisi için İstanbul da hipnozla diş tedavisi ve ameliyatı imkanını Meltem Diş olarak sağlamaktan gurur duyuyoruz. Dünya genelinde son yirmi yılda daha fazla kullanılan bu yöntem Türkiye’de yeni yeni gelişmektedir. ülkemizde bu tarzda hizmet vermenin öncülüğünü yaptığımız için ayrıca gurur duymaktayız. Hipnoz, diş hekimliğinde alternatifi ve yan etkisi olmayan bir araçtır. Hasta işbirliğini korurken etkili bir sedasyon sağlar.</p>
<div class="">
<p><strong>Diş tedavisinde hipnoz</strong> ülkemizde pek yaygın olmamakla birlikte yoğun ihtiyaç duyulan bir yöntemdir. İnsanların en az % 50 sinde diş hekimi korkusu bulunmaktadır. Bu durum ağız ve diş sağlığı konusunda ülkemizin yaygın problemlerinin temel nedenlerinden biridir. Amerika’da doktorların %25’i hipnozla diş tedavisi uygularken, ülkemizde % 1 oranındadır. Hipnozla tedavide hasta seçimi çok önemlidir. Dahası, korku ve fobi ayırt edilmelidir. Bu sayede sistematik duyarsızlaştırma gibi diğer tedavi teknikleri, ile birlikte, güçlü bir <span class="geneOntology" title="Gene Ontology">davranış</span>değiştirme yöntemi uygulanarak tamamen korkuyu yenme konusunda hastaya destek olunabilir.  Kısacası <strong>hipnozla diş tedavisi</strong> beden, Zihin ve Ruh uyumuyla hastanın tedaviye açık hale gelmesidir. Ve hipnozla tedavi sonrası hastada bulunan fobi veya korku tamamen yok olabilir. Hipnozla diş tedavisinden sonra normal hastalara göre ya hiç yada daha az ağrı sızı görüldüğü belirlenmiştir.</p>
<p><strong>Diş hipnozu Özellikleri:</strong></p>
<ul class="dt-sc-fancy-list type2">
<li>Diş hekimi korkusunun üstesinden gelmek için öncelikle hipnoza başlangıç için sesle hazırlık yapılarak hasta rahatlatılır.</li>
<li>Fobileri çözücü girişimler ile hastanın korkuları öğrenilir</li>
<li>Tamamen rahatlatma evresine giriş için ilk adımlar atılır.</li>
<li>Korku ve kaygıları yok etmek için hastayla trans aşamasına giriş başlar</li>
<li>10 dakika içinde  hasta hipnoz ile şartlanır.</li>
<li>Güzel, rahatlatıcı, müzik verilerek hastaya cerrahi müdehale yapılır.</li>
<li>Hasta hipnoz etkisinden uyandırılır.</li>
</ul>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<h2><span id="Cocuklarda-Hipnozla-Dis-Tedavisi">Çocuklarda Hipnozla Diş Tedavisi</span></h2>
<p><strong>Dişçi korkusu olanlar hangi yöntemi seçmeli, Hipnoz mu ? Anestezimi ?</strong></p>
<div class="abstr">
<div class="">
<p>Başlangıçta hipnozun diş için anesteziye göre daha etkisiz olacağı ve diş çekimi sonrası hastalarda daha çok ağrı olacağını düşünülüyordu. Yaşları beş ve 12 arasındaki 30 çocuk  rastgele ve 15 erlik gruplar halinde (A) veya (B)  adını alan 2 gruba ayrıldı. A grubuna anestezi yöntemi B grubuna ise <strong>hipnozla diş çekimi</strong> yöntemi uygulanmasına karar verildi. Sonuçlar çok şaşırtıcıydı, anestezi yöntemiyle diş tedavisi olan çocuklar uyuşma etkileri geçtikten sonra yoğun bir şekilde acı hissedildiği dile getirirken diş tedavisinde hipnoz ile diş çekimi yaptıran çocuklarda ağrı yok veya hafif ağrı bir vardı. Bu çalışma, hipnozun diş anestezi alan çocuklarda anksiyete ve ağrıyı azaltmada daha etkili olabileceğini düşündürmektedir. Böylece hipnozun anesteziye göre hem zararsız hemde daha başarılı bir yöntem olduğu kliniksel olarak gözlemlenmiş oldu.</p>
</div>
</div>
<h2><span id="Disci-Korkusunu-Yenebilmek-Mumkun-mu">Dişçi Korkusunu Yenebilmek Mümkün mü ?</span></h2>
<p>Korku hepimiz için en temel olumsuz ama gerekli duygulardan biridir. Dişçi korkunuzu hem eğlenerek hemde çok rahat bir şekilde üzerinizden atmanız mümkün peki nasıl mı ? Bu uygulama size diş hekimine ne zaman uygun bir şekilde tepki  vermenizi zihninizde yeniden programlamaya yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Bu uygulamayı kullanarak  diş sağlığınızı sevmeyi öğreneceksiniz ! Cerrahi veya diş operasyonlarında zihninizi başka şeyler üzerine odaklayarak zihninizin tedaviye izin verdiğini göreceksiniz. <strong>Dişçi korkusu</strong>: psikoloji ile alakalı  eğitimle, sistematik duyarsızlaştırma ile veya klinik uygulamalarla kurtulabilinecek veya geçiştirilebilecek sağlığınızı olumsuz etkileyen bir davranış biçimidir.</p>
<p>Bazı dişçi korkusu nedenleri aşşağıda sıralanmıştır.</p>
<ul>
<li>Dişçi koltuğu korkusu</li>
<li>Dişe vurulan iğne korkusu</li>
<li>Kesici, delici, sökücü doktor araçlarından korkma</li>
<li>Genel doktor korkusu</li>
</ul>
<p>Çözüm yolları</p>
<ul>
<li>Sistematik duyarsızlaştırma</li>
<li>Hipnoz ile tedavi</li>
</ul>
<h2><span id="Dis-Hekimliginde-Hipnotik-Induksiyon">Diş Hekimliğinde Hipnotik İndüksiyon</span></h2>
<p>Hipnoz hasta yönetiminde değerli bir tekniktir. Uygun eğitim ile, genel dişhekimleri bu hizmeti bir tedavi yöntemi olarak hastalara sunabilir, <strong>Dişçi korkusu</strong> olan ve endişeli hastalar için en iyi çözüm yollarından biri bu olabilir. Bu makalede, diş hekimliğinde hipnozun klinik kullanımlarına ilişkin literatürün temelinin anlaşılmasını sağlar. Hipnoz yarı uyku halidir, hasta zihinsel ve bedensel olarak şartlanarak uyku moduna geçer.</p>
<p>Hastanemizin de üye olduğu Uluslararası Tıp ve Diş Hekimliği Hipnoterapi Derneği; Hipnoterapist dişçiler aracılığı ile dişçi korkusunu yenmenin yolları üzerinde çalışarak mükemmel dişçiliği topluma sunmak için kurulmuştur. Hipnozlu diş tedavisi bireylere  ilaç olmadan dişçi korkusunu yenmesine yardımcı olmak için sağlık uzmanlarıyla ile uyumlu çalışır.</p>
<p>Misyonumuz çağdaş tedavilerle sağlıklı yaşam ve daha az travmatik durumları, olumlu bir şekilde çözerek bireyin huzurlu ve uyum içerisinde ihtiyaçlarını karşılayabilmesine yardımcı olmaktır.</p>
</div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/hipnozla-dis/">Hipnozla Diş Tedavisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Periodontal apse nedir?</title>
		<link>https://www.meltemdis.com/peridontal-apse-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[r.canerkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jul 2018 14:00:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ağız Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Eti Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ağız bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[diş eti]]></category>
		<category><![CDATA[periodontal apse]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.meltemdis.com/?p=2517</guid>

					<description><![CDATA[<p>Periodontal bir cep, periodontal hastalık varken diş etlerinin enfekte olup dişlerin yüzeyinden çekilmeleri sonucu oluşur.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/peridontal-apse-nedir/">Periodontal apse nedir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="bt_bb_wrapper"><h2><span class="kategori_baslik">Periodontal Apse Nedir?</span></h2>
<p>Periodontal bir cep, periodontal hastalık varken diş etlerinin enfekte olup dişlerin yüzeyinden çekilmeleri sonucu oluşur. Bu sulkusu (dişlerle diş etleri arasındaki boşluk ) üç milimetreden fazla derinleştirir. Derinleşmiş sulkusa peridontal cep denir.</p>
<p>Periodontal Apsenin Oluşum Yolları:</p>
<p>1. Derin Periodontal Ceplerin Tıkanması</p>
<p>Periodontal cebin ağız ortamına açılımı bir şekilde engellendiğinde, bölgede mikroorganizma ve hücre birikimi meydana gelir. Genel kanı, bu birikimin periodontal apseye neden olduğudur. Böyle bir durumda infeksiyon destek dokular içine yayılır. Apse bölgesindeki doku hasarı, doku savunmasında rol alan nötrofillerden kaynaklanan lisozomal enzimler tarafından oluşturulur.</p>
<p>Periodontal cebin tıkanması, besinler veya yabancı bir cisim gibi lokal faktörler nedeniyle olur. Bu tıkanma, bölgedeki iltihabi reaksiyonlar sonucu oluşan eksudanın cep dışına, ağız ortamına akışını engeller.</p>
<p>2. Eksik Diştaşı Temizliği</p>
<p>Tedavi amacıyla yapılan diştaşı temizliği sırasında diştaşlarının tümüyle ortadan kaldırılamaması da periodontal apse oluşumuna neden olabilir. Böyle durumlarda, tedaviye bağlı olarak Dişetinin büzülerek kök yüzeyi ile sıkı bir temasa geçmesi, cebin tabanındaki diştaşı ve bakteriyel artıkların doku içinde hapsolmasına neden olur.</p>
<p>Periodontal tedavi sırasında periodontal apse oluşumunun bir başka nedeni de, tedavi sırasında el aletleri ile bakterilerin doku içine gömülmesidir.</p>
<p>3. Diabetes Mellitus</p>
<p>Diabetik bireylerdeki sistemik değişiklikler onlarda periodontal apse oluşumunu kolaylaştırır. Hücresel immünitenin bozulması, polimorfonükleer lökositlerin kemotaksis ve fagositoz fonksiyonları azalır.</p>
<p>Diğer dokularda olduğu gibi Dişetinde de dejeneratif damarsal değişiklikler meydana gelir. Kapiller ve prekapiller damarların bazal membranı ve duvarları kalınlaşır, lümenleri daralır. Böylelikle Dişetinin beslenmesi, oksijen diffüzyonu ve metabolik ürünlerin uzaklaştırlması azalır. Kollagen metabolizması bozulur.</p>
<p>Dişeti oluğu sıvısında da glikoz seviyesi artar. Bu artış, farklı subgingival bakterilerin bölgede yoğunlaşmasına neden olur ve PMN fonksiyonlarını bozar.</p>
<p>Kollegenaz aktivitesinin uyarılması ile kollagen yıkımı artar ve kollagen metabolizması bozulur, kollagen sentezi azalır.</p>
<p>Tüm bu nedenlere bağlı olarak, kontrol altında olmayan diabetik periodontitisli bireylerde periodontal apse oluşumu daha sık meydana gelir.</p>
<p>4. Periodontal hastalığın olmadığı durumlarda:</p>
<p>4a. Akut oklüzal travma,</p>
<p>4b. Endodontik tedavi sırasında kökün perfore edilmesi ve</p>
<p>4c. Pulpadaki infeksiyonun lateral kanallar yoluyla periodontal ligamente ulaşması ileperiodontal apse oluşabilir.</p>
<p>Apseler 40 yaş ve üzeri kişilerde daha sık görülse de bazen çocuklarda da olur. Periodontal apseler dokunulduğunda düzdür ve çapları iki ile on milimetre arasındadır.</p>
<p>Kaynak: Prof. Dr. Ahmet Efeoğlu ders notları</p>
</div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/peridontal-apse-nedir/">Periodontal apse nedir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş eti büyümesi nedir?</title>
		<link>https://www.meltemdis.com/dis-eti-buyumesi-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[r.canerkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jul 2018 13:57:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diş Eti Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ağız bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[diş eti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.meltemdis.com/?p=2515</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bazı vakalarda, kronik iltihaplı dişeti büyümeleri saplı veya yaygın bir tarzda tümöre benzer gelişmeler gösterebilirler.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/dis-eti-buyumesi-nedir/">Diş eti büyümesi nedir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="bt_bb_wrapper"><div class="baslik">
<h2 id="clear">1. KRONİK İLTİHAP SONUCU DİŞ ETİ BÜYÜMESİ</h2>
</div>
<p><span class="yazi11px">Diş eti büyümesi bazı vakalarda, kronik iltihaplı diş eti büyümeleri saplı veya yaygın bir tarzda tümöre benzer gelişmeler gösterebilirler.</span></p>
<p>Bu büyümeler dişeti papilinden olduğu gibi dişeti kenarı veya yapışık dişetinden köken de alabilirler. Bu lezyonlar çok yavaş olarak büyürler ve ağrısızdırlar.</p>
<p>Bazen kendiliğinden küçülürler ve yeniden ortaya çıkıp büyümeye başlarlar. Kitlenin dişetine bağlandığı yerde ülserlere rastlanabilir. Bunlar ağrılıdırlar</p>
<p>Etyolojisi (Hastalık etkenleri):</p>
<p>Kronik iltihap sonucu oluşan dişeti büyümelerine neden, uzun süren yerel irritasyon (tahriş) lardır.</p>
<p>İrritasyonlar şu etyolojik etkenler sonucu meydana gelirler :</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Komşu karşıt dişlerin birbirleriyle olan anormal ilişkileri,</li>
<li>Fena ağız hijyeni</li>
<li>Kole kaviteleri (çürük nedeniyle oluşan boşluk),</li>
<li>Dişetine taşkın yapılmiş diş dolguları,</li>
<li>Food impaction (besin gömülmesi),</li>
<li>Ağızdan nefes alma,</li>
<li>Burun yolları darlığı,</li>
<li>Ortodontik tedavi ile dişlerin yer değiştirmesi,</li>
<li>Bir alışkanlık sonucu dil ile dişeti üzerine baskı yapılması,</li>
<li>Hareketli parsiyel protezlerin kroşe veya semer kısımlarının dişetine anormal baskıları,</li>
<li>Sabit köprülerde dişetine anormal baskılar</li>
</ul>
<p><span class="yazi11px">Mikroskopik yapıdaki değişiklik, dişetinin yapı, kıvam ve renk durumlarını tayin eder. Şayet lezyonda (dokularda oluşan zedelenme, doku hasarı ) iltihaplı hücre ve likit miktarı fazla olursa, dejeneratif bozukluklar mevcutsa dişeti rengi koyu kırmızı veya mavimtrak kırmızı bir görünüşte olur ve yüzey parlak, kıvam ise yumuşaktır. Böyle bir dişeti kolayca kanar.</span></p>
<p>Mikroskopik olarak, dokuda fibroblastlar ve kollagen fibriller fazla ve lezyonda fibrotik bir aktivite varsa doku klinik olarak sıkı, dirençlidir renk te pembedir.</p>
<h2>2. GELİŞİM İLE İLGİLİ DİŞ ETİ BÜYÜMELERİ</h2>
<p>Dişlerin sürmeleri esnasında dişetlerinin çevrelerinde ve özellikle dudak yüzlerinde dişeti kabarmalarına rastlanabilir. Genel olarak kuronun yarısı ağız içerisine sürdüğü zaman ortaya çıkarlar. Bu büyümeler kendiliğinden diş sürmesi tamamlanınca kaybolurlar. Epitelyal ataşmanın mine üzerinden mlne-sement birleşimine yerleşmesiyle büyümelerin de ortadan kalktığı bildirilmiştir</p>
<p>Gelişim ile İlgili dişeti büyümeleri fizyolojik bir büyüme olarak kabul edilebilirler. Bunlar, herhangi bir problem de ortaya çıkarmazlar. Bununla beraber, bu büyümeler dişeti kenarındaki iltihap ile birleşince geniş bir kütle haline dönüşebilirler. Bu durumda, tedavide dokuyu kesip çıkarma yerine dişeti iltihabını giderme yöntemleri tercih edilmelidir.</p>
<h2>3. İLTİHAPSIZ HİPERPLASTİK DİŞETİ BÜYÜMELERİ</h2>
<p>Dişeti hiperplazisine (dokunun aşırı büyümesi) iltihapla beraber olabildiği gibi iltihap olmadan da rastlanabilir. Hiperplazide, doku veya organın hücre komponentlerinin sayısında bir artma ile o doku veya organda hacim bakımından bir fazlalık, büyüme olur.</p>
<p>İltihapsız dişeti hlperplazisinde yerel etkenlerin rolü yoktur ve sistemik faktörlerle meydana gelirler. Çok sık rastlanılmaz ve dilantin tedavisi altındaki bireylerde çok görülür. Sodium diphenyl hydantoinate (dilantin sodium veya epanutin) kullanan epileptik hastalarda ve özellikle gençlerde % 3-62 oranında dişeti hiperplazisine rastlandığı bildirilmiştir. Dişeti büyümesinde, ilacın dozu ve kullanma süresinin bir rolü olduğu kesinlikle gösterilememiştir.</p>
<p>Lezyon ilk olarak ağrısız dişetinin vestibül (yanak tarafı) ve lingual (dil tarafı) kısımlarındaki kenarlarda ve dişeti papillerinde (iki diş arası dişeti) kabarmalar şeklinde ortaya çıkar ve daha sonraları bütün dişlerin lingual ve vestibül yüzlerini örtebilir hatta okluzyona (kapanış) engel olabilir, iltihap lezyona karışmamış ise bu kitleler kanamaz, uçuk pembe, sıkı bir kıvamda ve mor dut şeklindedir.</p>
<p>Dişeti hiperplazisi, dişeti kenarının daima okluzal yönde (iki çene dişlerinin arasındaki düzleme oklüzal düzlem denir) büyümesiyle oluşur yani yapışık dişetinin büyüyen kitlelerden hat şeklinde bir oluk ile ayrılışı karakteristik bir özelliktir.</p>
<p>Lezyonlar, dişlerin çekildiği yerlerde görülmez ve diş çekilmesiyle ortadan kaybolurlar. Cerrahi olarak çıkarıldıklarında nüksederler, ilacın bırakılmasi ile aşağı yukarı bir iki ay içinde kendiliğinden ortadan kaybolurlar.</p>
<p>Dilantin ile oluşan bu dişeti büyümeleri, plak, diştaşı, materia alba, dişeti üzerine taşkın dolgular ve keskin kavite kenarları gibi irkiltici etkenlerle iltihaplı bir şekil alabilirler. Bu durumda renk mavimsi kırmızı olur, dişeti temasla kolay kanar, lobüllü yüzey özelliği de kaybolabilir.</p>
<h3>4. AİLEVİ, KALITSAL VEYA İDİOPATİK DİŞETİ BÜYÜMELERİ</h3>
<p>Gingivomatosis elephantiasis, diffuse fibroma, ailevi elefantiasis, idiopatik fibromatosis, kalıtsal veya idiopatik hiperplazi, kalıtsal dişeti fibromatosisi, konjenital ailevi fibromatosis gibi isimler verilen dişeti büyümelerine oldukça ender rastlanır ve etyolojisi de pek tayin edilemez.</p>
<p>Dilantin ile oluşan dişeti hiperplazisinde büyümeler daha ziyade dişeti papili ve kenarında olurken bu lezyonda yapışık dişetinde de büyüme vardır.</p>
<p>Her iki çenede de oluşabilen bu lezyonda dişeti büyümesi pembe, sıkı kıvamda ekseriya deri kıvamında, pürtüklü bir yüzeye sahip görünüştedir, ileri vakalarda dişler iyice büyümelerle örtülür. Bu büyümelerden dolayı dişler bazen yer değiştirebilirler ve bazı vakalarda da dişeti kenarlarında iltihaba rastlanır. Etyolojisi (etken sebepler) kesin olarak bilinmemektedir. Fakat kalıtım ile ilgisi olduğu zannedilmektedir. Lezyonlar ekseriya süt ve sürekli diş sürmeleriyle birlikte ortaya çıkarlar.</p>
<h3>5. HORMONAL DİŞETİ BÜYÜMELERİ</h3>
<p>a. Gebelikte Dişeti Büyümeleri : Gebelik esnasında dişetinde görülen büyümeler, ya dişeti kenarlarında, papillerde olmak suretiyle lokalize veya çok sayıda tümör kitleleri şeklinde genel büyümeler halinde görülürler. Gebelikte dişeti kenarındaki büyümeler daha önce iltihaplı olan alanlardan başlamaktadır. Yani tamamen sıhhatli olan dlşetlerinde gebelik esnasında dişeti büyümelerine rastlanmamıştır. O halde gebelik bu büyümeleri başlatan bir faktör değildir. Gebelikte doku metabolizmasındaki değişiklik yerel irritanlara karşı dokunun reaksiyonunu artırmaktadır.</p>
<p>Klinik olarak bu büyümeler daha ziyade diş aralarında başlar. Büyümeler parlak kırmızı, yumuşak bir görünüştedir. Hafif bir uyarma ile veya kendiliğinden kanama olabilir. Gebelik tümörü adı da verilen bu lezyonlar bir neoplazma olarak kabul edilmemelidir. Genellikle, gebeliğin ilk üç aylık döneminden sonra görülen bu lezyonlar yerel irritasyona olan iltihapsal bir cevaptır. Mantarımsı görünüşte de olabilen tümörümsü bu büyümeler saplı veya yaygın bir kaideyle de dişetine bağlı olabilir. Ancak, okluzyona engel olduğu zaman ağrılı ve üzeri ülserlidir. Üzerlerinde toplu iğne başı gibi kırmızı lekeler de görülebilir.</p>
<p>Tedavi : Tedavi olarak gebelik döneminde bu büyümelerin çıkarılması için acele etmemek gereklidir. Zira, gebelik sonunda bunların kendiliğinden küçüldükleri görülebilir. Ancak, gebelik döneminde bütün yerel irkiltici etkenler ortadan kaldırılmalı ve ağız hijyenine çok önem verilmelidir. Gebelikten sonra geçmeyen büyümeler ise kesilip çıkarılabilir.</p>
<p>b. Puberte (ergenlik) Döneminde Görülen Dişeti Büyümeleri : Puberte çağında dişeti büyümelerine sık olarak rastlanabilir. Bu büyümeler her İki cinste de görülür ve yerel irritasyonun olduğu diş bölgelerinde daha çok dikkati çeker</p>
<p>Klinik olarak dişeti kenarı ve özellikle dişeti papillerlnde lobüllü aşırı büyümeler olur. Genellikle, yalnız vestibül taraftaki dişetleri büyür. Dil tarafındaki dişetlerinde nisbeten daha az bir değişiklik vardır. Kronik marginal glngivitis’in bütün özellikleri bu tip dişeti büyümelerinde de vardır. Puberte çağının sona ermesiyle dişeti büyümeleri kendiliğinden ortadan kaybolabllirse de yerel irkiltici etkenlerin mevcudiyeti büyümelerin kalıcı olmasına neden olabilir.</p>
<p>Tedavi : Puberte çağında ağız hijyenine çok dikkat edilmeli. En az altı ayda bir diştaşları ve bakteri plakları dişhekimi tarafından kaldırılmalıdır. Puberte döneminden sonra geçmeyen büyümeler gingivektomi veya ginglvoplasti operasyonları ile düzeltilmelidir.</p>
<h3>* * * 6.  C VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNDE GÖRÜLEN DİŞETİ BÜYÜMELERİ</h3>
<p>C vitamininin akut eksikliği dişeti iltihabına neden olmaz; fakat dişeti kanamasına, dişeti bağ dokusunun dejenerasyonu ve ödemine neden olur. Dişeti çevresinde bulunan yerel etkenler de işe karışırsa dişeti iltihabı meydana gelir. C vitamininin eksikliği ve yerel irkiltici etkenlerin etkisiyle dişetlerinde büyümeler olur.</p>
<p>Klinik olarak bu büyümeler daha ziyade dişeti kenarlarında mavimtrak kırmızı, yumuşak, kolayca zedelenebilecek kıvamda ve parlak yüzeyli bir haldedir.</p>
<p>Tedavi : Süratle C vitamini enjeksiyonları yapmak ve yerel etkenleri ortadan kaldırmak lazımdır. Klinik olarak dişeti kenarı ve özellikle dişeti papillerlnde lobüllü aşırı büyümeler olur. Genellikle, yalnız vestibül (yanak tarafı) taraftaki dişetleri büyür. Dil tarafındaki dişetlerinde nisbeten daha az bir değişiklik vardır. Kronik marginal gingivitis’in bütün özellikleri bu tip dişeti büyümelerinde de vardır. Puberte (ergenlik) çağının sona ermesiyle dişeti büyümeleri kendiliğinden ortadan kaybolabilirse de yerel irkiltici etkenlerin mevcudiyeti büyümelerin kalıcı olmasına neden olabilir.</p>
<p>Tedavi : Puberte çağında ağız hijyenine çok dikkat edilmeli. En az altı ayda bir diştaşları ve bakteri plakları dişhekimi tarafından kaldırılmalıdır. Puberte döneminden sonra geçmeyen büyümeler gingivektomi veya ginglvoplasti operasyonları ile düzeltilmelidir.</p>
<h3>7. GRANÜLOMA PYOGENİCUM</h3>
<p>Granuloma pyogenicum, küçük bir travmaya dokunun verdiği anormal bir cevap veya reaksiyon şeklinde ortaya çıkan dişeti büyümeleridir.</p>
<p>Lezyon, bazen saplı bazen geniş bir kaideyle altındaki dokuya bağlıdır ve küre şeklindedir. Parlak kırmızı veya morumsu renktedir. Genellikle, yüzeyde bir ülser ve onun da üzerinde cerahatli bir eksüda vardır. Senelerce aynı şekilde kalabildiği gibi fibroepitelyal papillom haline de dönüşebilir. Az bir travma ile kanama görülebilir. Klinik görünüşü gebelik tümörüne benzer</p>
<p>Tedavi : Granuloma pyogenicumun tedavisinde yapılacak iş, cerrahi yolla ortadan kaldırmak ve yerel irkiltici faktörleri sahadan uzaklaştırmaktır. Yüzde 15 vakada nüks görüldüğü bildirilmiştir.</p>
</div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/dis-eti-buyumesi-nedir/">Diş eti büyümesi nedir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğru diş fırçalama tekniği nasıl olmalıdır?</title>
		<link>https://www.meltemdis.com/dogru-dis-fircalama-teknigi-nasil-olmalidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[r.canerkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jul 2018 13:52:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ağız Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[ağız bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.meltemdis.com/?p=2513</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dişlerimizi korumanın en etkili yolu düzenli olarak fırçalamaktır. Diş fırçalama işlemi ortalama 2 dk sürmeli, her dişin üzeri 8-10 kez fırçalanmalıdır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/dogru-dis-fircalama-teknigi-nasil-olmalidir/">Doğru diş fırçalama tekniği nasıl olmalıdır?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="bt_bb_wrapper"><h2><strong><span class="kategori_baslik">Doğru diş fırçalama tekniği ve yararları</span></strong></h2>
<div class="baslik">
<p>Doğru diş fırçalama tekniği nasıl olmalıdır?</p>
</div>
<p><span class="yazi11px">Dişlerimizi korumanın en etkili yolu düzenli olarak fırçalamaktır. Diş fırçalama işlemi ortalama 2 dk sürmeli, her dişin üzeri 8-10 kez fırçalanmalıdır. Diş fırçalarken mutlaka diş diş eti birleşim yeri özellikle fırçalanmalıdır. Amaç diş yüzeyindeki yemek artıklarını, bakteri plağını uzaklaştırmaktır.</span></p>
<p>Diş fırçalamanın ilk adımı doğru fırça seçimidir. En uygun fırça naylon ve orta sertlikteki fırçalarıdır. Ağız içinde kolay hareket ettirilmesi ve arka dişlere rahat ulaşabilme açısından fırçanın kafasının fazla büyük olmaması tercih edilir. Uygun fırça seçildikten sonra dişler en az günde iki kere düzenli olarak fırçalanır.</p>
<p>Diş macunu ağız gargaraları dişinizi temizlenemez</p>
<p>Diş macunu sadece ağza verdiği hoşa giden koku ve his nedeniyle diş fırçalanmasını kolaylaştırır. Ağız gargaraları da destek ürünleridir. Ağız hijyenine yardım ederler. Sürekli kullanılmaları önerilmez.  Eğer fırçalamanız düzgün değilse diş macunu veya ağız gargaralarından fayda beklemeniz boşunadır.</p>
<p>Diş parlatma tozları diş hekimi önerisi olmadıkça kullanılmamalıdır. Aşırı kullanımlar diş sağlığı açısından zararlıdır.</p>
<p>Diş fırçalanmasında fırçanın duruşu dışındaki temel hareket aynıdır: Fırça diş eti çizgisine eğimli olarak yerleştirilir. Bu durum bozulmadan küçük dairesel hareketlerle dişler fırçalanır. Daha sonra fırça, bir fırça boyu kadar kaydırılarak fırçalama sürdürülür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Diş fırçalama tekniği</p>
<p>1. Diş fırçası 45 derecelik açı yapacak biçimde tutulur ve diş eti hizasından başlanarak ağız boşluğuna doğru fırçalamaya başlanır. Dış yüzeylerden başlayan fırçalama sert darbeler halinde değil, yumuşak ve daireler çizecek biçimde, ön dişlerden arka dişlere doğru yapılmalıdır.</p>
<p>2. Daha sonra dişlerin iç yüzeyleri aynı şekilde fırçalanır. Bu işlemde fırça eğik tutularak, diş etinden ağız boşluğuna doğru hareket ettirilir.</p>
<p>3. Daha sonra dişlerin çiğneme yüzeyleri fırça düz olarak ileri geri hareket ettirilerek fırçalanır.</p>
<p>Sağlıklı diş etleri fırçalama sırasında kanamaz</p>
<p>Eğer diş fırçalama esnasında diş etleriniz kanıyorsa, kanayan yerler iyi temizlenemiyor demektir. Diş etiniz kanıyor diye kesinlikle fırçalamayı bırakmayınız. Bilakis kanayan yer daha dikkatli ve özenli bir şekilde fırçalanmalıdır.</p>
<p>Eğer 3-4 gün düzgün fırçaladığınız halde kanama devam ediyorsa o bölgede ya diş taşı oluşmuş olabilir, ya fırçalama tekniğiniz yetersiz olabilir veya da kötü yapılmış bir dolgu veya kuron kaplama bulunabilir. Bu durumada bir diş hekimine muayene olmanız faydalı olacaktır.</p>
<p>Diş fırçası kişiye ait bir araçtır, başkalarıyla paylaşılmaz. Diş fırçaları birkaç ayda bir, en geç 3-4 ayda bir değiştirilmelidir. Gerektiğinde ara yüzlerin etkin olarak fırçalanmasını sağlamak üzere dişpi  kullanılabilir, ara yüz fırçaları kullanılır. Bunlarla ilgili önerilerini almak üzere diş hekimine başvurmak gereklidir.</p>
<p>Diş fırçalarken en sık yapılan hatalar</p>
<div>
<ul>
<li>Sadece dişleri fırçalamak, diş etine temas etmeden fırçalamak</li>
<li>Sadece ön yüzeyleri fırçalamak, dil-damak tarafını midesi bulandığı için fırçalamamak,</li>
<li>Üstünkörü fırçalamak, kişi kendini rahatlatmak için fırçayı ağzına 20-30 sn sürer ve bırakır. Çoğu kez işe gideceği için acelesi vardır.</li>
<li>Macunu diş fırçasının kıllarını kaplayacak şekilde sürmek. Macun leblebinin yarısı kadar konsa yeterlidir. 6 yaşından küçük çocuklarda macun kullanılması önerilmez. 12 yaşından küçüklerde ise eğer çocuk fırçalama sonrası ağzını güzelce 3-4 kez çalkalayabiliyorsa kullanılabilir.</li>
<li>Diş macunu ve ağız gargalarından aşırı fayda beklemek yanlıştır. Asıl olan mekanik temizliktir. Mekanik temizlik sadece diş fırçası ve diş ipi ile mümkündür.</li>
<li>Üst ve alt yirmilik dişlerin olduğu kısımları fırçalamamak</li>
<li>Çarpık dişleri temizlerken fırçanın yönü ve şekli dişin pozisyonuna göre değiştirmemek.</li>
<li>Aşırı kuvvet uygulayarak fırçalamak uzun dönemde diş eti çekilmesine ve dişte özellikle köşe dişlerde kama şekilde aşınmalara sebep olur.</li>
<li>Çok uzun süre diş fırçalamak da zararlıdır.</li>
<li>Daha iyi temizlediği düşüncesi ile diş tozu kullanmak</li>
<li>Dişeti kanadığı için fırçalamayı bırakmak.</li>
</ul>
</div>
</div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/dogru-dis-fircalama-teknigi-nasil-olmalidir/">Doğru diş fırçalama tekniği nasıl olmalıdır?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş Ağrısına Ne İyi Gelir</title>
		<link>https://www.meltemdis.com/dis-agrisina-ne-iyi-gelir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[r.canerkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jul 2018 13:50:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ağız ve Çene Cerrahisi]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[ağız bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız ve çene cerrahisi]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.meltemdis.com/?p=2511</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağrıyan diş üzerinde ve dişlerin arasında bulunan gıda birikintileri, diş fırçası ve diş ipi kullanılarak temizlenmeli ve yarım su bardağına yarım çay kaşığı tuz ilave edilerek elde edilen tuzlu su ile ağız iyice çalkalanmalıdır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/dis-agrisina-ne-iyi-gelir/">Diş Ağrısına Ne İyi Gelir</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="bt_bb_wrapper"><div class="baslik">
<p><strong>Diş ağrısına ne iyi gelir?</strong></p>
</div>
<ul>
<li><span class="yazi11px">Ağrıyan diş üzerinde ve dişlerin arasında bulunan gıda birikintileri, diş fırçası ve diş ipi kullanılarak temizlenmeli ve yarım su bardağına yarım çay kaşığı tuz ilave edilerek elde edilen tuzlu su ile ağız iyice çalkalanmalıdır.</span></li>
</ul>
<ul>
<li><span class="yazi11px">Kesinlikle ağrıyan diş üzerine ASPİRİN ya da herhangi bir ağrı kesici ilaç uygulanmamalıdır. Kimyasal yapıları nedeni ile bu gibi ilaçlar diş etinde ve çevre yumuşak dokularda tahrişlere neden olabilmektedir. Bu da diş ağrısının yanında ikinci bir ağrının oluşmasına neden olacaktır.</span></li>
</ul>
<ul>
<li><span class="yazi11px">Eğer iltihap nedeni ile yüzde şişlik oluşmuşsa o bölgeye soğuk kompres yapılmalıdır.</span></li>
</ul>
<ul>
<li><span class="yazi11px">Dişhekimine gitmeden önce bir ağrı kesici ilaç alınabilir.</span></li>
</ul>
<ul>
<li><span class="yazi11px">Diş üzerinde çürük nedeni ile oyuk oluşmuşsa buraya çok az, eser miktarda karanfil yağı (eugenol) emdirilmiş pamuk koyulabilir. Başlangıç aşamasındaki çürüklerde bu yöntem fayda sağlayabilir.<br />
</span></li>
</ul>
<ul>
<li><span class="yazi11px">Eugenol ağrının azalmasını sağlayacaktır. Ancak, bu işlemi yaparken eugenol fazla kullanılarak diş etine sızmasına neden olunmamalıdır. Çünkü karanfil yağı da yumuşak dokuları tahrip edici özelliğe sahiptir.</span></li>
<li><span class="yazi11px">Soğuk ile başlayan ağrılar dişinizde çürüğün ilerlediğini gösterir. Bu dişinizi kanal tedavisi yaptırmadan kurtarmak için son şansınızdır. Çürük daha fazla ilerlemeden diş hekimine başvurmalısınız.</span></li>
<li><span class="yazi11px">Eğer dişiniz sıcakla ağrıyorsa</span>; pulpa iltihabı çok ilerlemiş demektir. Bu durumda soğuk ağrınızı azaltabilir. Ağrı kesici ve diğer uygulamalar fayda vermeyebilir. Dişinize kanal tedavisi yapılması gerekir. En yakın diş hekimine başvurmalısınız.<br />
<span class="yazi11px"><br />
</span></li>
<li><span class="yazi11px">Eğer dişiniz iltihaplanmış ise ısırdığınızda ağrınız artar. Bu durumda antibiyotik tedavisi başlanmalıdır. </span><span class="yazi11px"><a href="http://www.meltemdis.com/yirmilik-dis-nedir-gomulu-20-lik-dis-cekimi">20 lik dişler</a>deki ağrılarda da sıklıkla antibiyotik desteği gerekebilir.</span><span class="yazi11px">Bunun için çevrenize değil diş hekimine danışmalısınız. </span></li>
<li><span class="yazi11px">Bazen sinüzit ve sinir ağrıları da diş ağrısı ile karıştırılabilir. En doğrusu diş hekimine başvurmaktır.</span></li>
</ul>
<p><span class="yazi11px">AĞRI KESİCİ VE ANTİ BİYOTİKLERLE AĞRINIZ GEÇSE DE BU TEDAVİ OLDUĞUNUZ ANLAMINA GELMEZ. DİŞİN SİNİRLERİ ÖLDÜĞÜNDE VEYA İLTİHAP KRONİK DEVREYE GEÇTİĞİNDE AĞRINIZ HAFİFLEYEBİLİR VEYA TAMAMEN GEÇEBİLİR.</span></p>
<p>AĞRIYA SEBEP OLAN DİŞ TEDAVİ EDİLMEDİKTEN SONRA BAŞKA İLERİ RAHATSIZLIKLARIN ORTAYA ÇIKMASI MUHTEMELDİR.</p>
<p>BU NEDENLE BİR AN ÖNCE BİR DİŞ HEKİMİNE BAŞVURULMALIDIR.</p>
</div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/dis-agrisina-ne-iyi-gelir/">Diş Ağrısına Ne İyi Gelir</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uçuk neden çıkar, nasıl geçer?</title>
		<link>https://www.meltemdis.com/ucuk-neden-cikar-nasil-gecer/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[r.canerkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jul 2018 11:35:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ağız Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ağız bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[uçuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.meltemdis.com/?p=2498</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uçuk çıkmadan önce kendini belli eder (0-24 saat önceden); karıncalanma, kaşınma, yanma, sızlama hissedilir. </p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/ucuk-neden-cikar-nasil-gecer/">Uçuk neden çıkar, nasıl geçer?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="bt_bb_wrapper"><ol>
<li>İçi su toplamış küçük kabarcıklar (blisters) şeklinde başlar.</li>
<li>Nadiren ağız içerisinde olsalar da genellikle ağız dışında meydana gelirler. Aft ağız içerisinde tüm bölgelerde olabilmesine karşın uçuk genellikle ağız içerisinde damak tavanı gibi hareketsiz bölgeleri tutar.</li>
<li>Bulaşıcıdır.</li>
<li>Virüsler tarafından meydana getirilir.</li>
</ol>
<p>* * *</p>
<p>Uçuğun belirtileri nelerdir?</p>
<p>Uçuk çıkmadan önce kendini belli eder (0-24 saat önceden); karıncalanma, kaşınma, yanma, sızlama hissedilir. Bunu o bölgenin kızarması, şişmesi ve daha sonra da içi sıvı dolu kabarcıkların ortaya çıkışı izler.</p>
<p>Bu kabarcıklar konuşurken, gülerken, yiyip içerken acı ve ızdırap verir. Zamanla kuruyup çatlar, sızıntı yapar ve açılarak görüntüyü bozan çirkin bir yara haline gelir.</p>
<div>* * *</div>
<p>Uçuk nasıl bulaşır?</p>
<p>Uçuk, ön belirtileri ile açık yaranın kapanması süresi arasında bulaşıcıdır. Uçuğu olan bir kişinin kullandığı, havlu, bardak, çatal, kaşık vb. eşyalardan ve uçuklu kişinin öpmesi sonucu bulaşır.</p>
<p>Uçuk virüsü (Herpes simpleks) ile insan genellikle ilk defa küçükken (0-5 yaş) tanışır. Uçuğu olan aile bireylerinden birinin “Sevgi dolu” öpücüğü sonucunda uçuk virüsü vücuda girer.</p>
<p>Çoğunlukla fark edilmeyen küçük kızarıklıklar şeklinde ortaya çıkar; ağız içi, diş etleri ve dudaklar enfekte olur. Ama kimi hassas bünyelerde ciddi enfeksiyon şeklinde görülebilir.</p>
<div>* * *</div>
<p>Dikkat, uçuk bulaşıcıdır!</p>
<p>Uçuğa dokunulmamalıdır. Dokunulursa eller çok iyi yıkanmalıdır.</p>
<p>Bayanlar makyajlarını çıkarırken özellikle çok dikkat etmelidirler. Kesinlikle gözlere dokunulmamalıdır.</p>
<p>Özellikle bebekler, çocuklar ve diğer insanlar öpülmemelidir.</p>
<p>Uçuklu insanın kullandığı havlu, bardak, çatal, kaşık vb. eşyalar ayrılmalı ve başkalarının kullanmasına izin verilmemelidir.</p>
<p>Yerken, içerken kullanılan malzemeler özellikle çocuklar ile paylaşılmamalıdır.</p>
<p>Uçuk ve uçuk yarasının kabuğu ile oynanmamalıdır. (Parmaklara uçuk virüsü bulaştırırken, uçuk yarasına da diğer mikroplar bulaştırılmış olur.)</p>
<div>* * *</div>
<p>Uçuk neden sürekli çıkar?</p>
<p>Uçuk virüsü (Herpes simpleks) vücuda girip ilk enfeksiyonu yaptıktan sonra o bölgedeki sinir düğümüne girip yerleşir ve istenmeyen bu misafir, vücudun zayıf düştüğü durumlarda çoğalır ve uçuk çıkar.</p>
<ul>
<li>Stres</li>
<li>Aşırı yorgunluk, uykusuzluk</li>
<li>Aşırı güneş ışığı ve UV ışınları</li>
<li>Diğer enfeksiyonlar</li>
<li>Adet dönemi, hamilelik gibi durumlarda virüs aktif hale geçebilir.</li>
</ul>
<p>* * *</p>
<p>Uçuk kontrol altına alınabilir mi?</p>
<p>Öncelikle uçuğun nüksetmesine sebep olan durumlardan sakınmak gerekir.</p>
<p>Örneğin strese bağlı olarak gelişir ise; stresimizi azaltacak gevşeme tekniklerini öğrenmek.</p>
<p>Yorgunluk ve uykusuzluk sebep ise; dinlenmek ve iyi uyumak. Güneş sebep oluyor ise; dudaklar için koruyucu krem ya da yüksek koruma faktörlü güneş yağı kullanmak ve şapka ile yüzü güneşten korumak gerekir.</p>
<p>Tüm alınan önlemlere rağmen uçuk yine de nüksedebilir.</p>
<p>Ön belirtiler (karıncalanma, kaşınma, yanma, sızlama) hissedildiğinde o noktaya kısa aralarla antiviral bir uçuk kremini uygulamak gerekir. Uçuk ya hiç çıkmayacaktır ya da çıksa bile hafif seyredecektir.</p>
<div>* * *</div>
<p>Uçuk nasıl tedavi edilir?</p>
<p>Önceden bazı madde ve ilaçlar uçuğun verdiği rahatsızlığı azaltmak için kullanılmıştır:</p>
<p>Alkol ve antiseptik ilaçlar, Uçuğun üzerindeki bakteri enfeksiyonunun gelişmesini engeller</p>
<p>Ağrı kesici ilaçlar; Uçuğun sebep olduğu ağrıyı azaltır.</p>
<p>Buz uygulamak; Ağrı azaltılabilir</p>
<p>Oysa günümüzde etkili tedavide kullanılan antiviral uçuk kremleri, deriden geçerek uçuk virüsüne (Herpes simpleks) etki eder ve deriye zarar vermelerini engeller.</p>
<div>* * *</div>
<p>Kimler uçuk riski altındadır?</p>
<p>Sık sık veya uzun süreli olarak uçuk çıkıyorsa (Örneğin tedaviye rağmen 10 günden daha uzun süre devam ediyorsa)</p>
<p>Uçuk, bir bebekte ya da 6 yaşından küçük bir çocukta çıkmışsa</p>
<p>Dudak, ağız ve burun çevrenizin dışındaki vücut bölgelerinde, özellikle de gözlerinizde, parmaklarınızda ya da cinsel organınızda uçuk çıkmışsa</p>
<p>Uçuk ile birlikte baş ağrısı, ateş ve kas ağrısı gibi başka şikayetleriniz varsa</p>
<p>Uçuk sarı renkte cerahatli ise</p>
<p>Bağışıklık sisteminizi baskı altına alan ilaçlar, örneğin kortizonlu ilaç kullanıyorsanız</p>
<p>Bağışıklık sisteminizin zayıflığı (yani bulaşıcı hastalıklarla mücadele etme gücünüzün azalmış olması) nedeniyle tıbbi kontrol altındaysanız.</p>
</div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/ucuk-neden-cikar-nasil-gecer/">Uçuk neden çıkar, nasıl geçer?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>20’lik gömük dişler çekilmeli mi, çekilmemeli mi?</title>
		<link>https://www.meltemdis.com/20lik-gomuk-disler-cekilmeli-mi-cekilmemeli-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[r.canerkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jul 2018 10:26:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ağız ve Çene Cerrahisi]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ağız bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız ve çene cerrahisi]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.meltemdis.com/?p=2490</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gömük dişlerin hangi durumlarda çekilmesi gerektiği merak edile gelmiştir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/20lik-gomuk-disler-cekilmeli-mi-cekilmemeli-mi/">20’lik gömük dişler çekilmeli mi, çekilmemeli mi?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="bt_bb_wrapper"><p>20 lik gömülü dişlerin çekilip çekilmemesi hastalar tarafından en çok merak edilen sorular arasındadır. Aslında bu dişlerin çekilme kararı daha çok kişinin kendi ağız yapısı ve hastaya yaptığı etkiler ile ilgilidir. Burada gömülü olan 20 yaş dişlerinin hangi durumlarda çekilmesi gerektiği veya hiç çekilmeden bırakılabileceği durumları el aldık.</p>
<p>Ağız içi alt çene ve üst çene diş dizilimlerinin en sonlarında üçüncü azı dişlerimiz olan 20 lik dişler mevcuttur. 18 ile 26 yaş arasında çıkmaya başlayan bu dişlerin işlevselliği bulunmamaktadır. Deri altından çıkmaya başlayan bu dişlerin doğru bir pozisyonda çıkmaları halinde diş eti dokuları zarar görmemektedir. Ama doğru bir pozisyonda çıkmaları demek diğer dişlerin dizilimini bozmayacakları anlamına gelmez. Çünkü çoğu zaman yirmi yaş dişleri kendilerine yer açabilmek için önündeki dişleri sıkıştırma pozisyonu ile ilerlemeye çalışır. Genelde bu durum dişin kendini hissettirmesi ile çekilen bir röntgen filmi sayesinde kolayca tespit edilmektedir. Diş yuvalarında yaşanan darlık dişin çıkarken diş eti, çene kemiği ve diğer dişlerin zarar görmesine en büyük nedendir. Dişin sürme yani dışarı çıkma zamanı geldiğinde bu engellerde dahil çene yapısı veya genetik faktörlerinde katkısı ile diş çene kemiği içinde hapis kalabiliyor. Bu çene kemiği içinde kalan dişlere gömük 20 yaş dişleri denmektedir. En sık rastlanan gömülü dişler 3. azı dişleri yani 20 yaş dişleridir.</p>
<p>Gömülü dişler durumlarına göre ikiye ayrılır. Tamamen çene kemiği içerisinde sıkışmış olan dişler, bunlara tam gömük dişler demekteyiz, diğeri ise bir kısmının deriyi zorlayıp çıktığı diğer kısmının ise hala kemik içerisinde bulunduğu yarı gömük dişlerdir.</p>
<p>Gömülü veya yarı gömülü bu dişler kişide pek çok farklı probleme yol açmaktadır. Bunlardan birinin veya birkaçının bulunması o dişin çekilmesi için yeterli bir sebeptir.</p>
<p>-Dişin çıkmaya yer bulamayıp diğer dişleri sıkıştırması ve dizilişlerini bozması(maloklüzyon)</p>
<p>-Dişin çıkmaya çalışırken diş etine ve dokulara zarar vermesi, enfeksiyona sebep olması</p>
<p>-2. azı dişinin doğal gelişimini engellemesi ve üzerinde çürüklere neden olması</p>
<p>-Diş kemiği üzerinde enflamasyona neden olması</p>
<p>-Kist oluşumuna neden olması ve bu sebeple ağız içerisinde diş kaybı yaşanması</p>
<p>-Çene ekleminde yaşanabilecek ağrılı problemler</p>
<p>-Kulak ve baş ağrısı</p>
<p>Gömülü dişler sebep olduğu bu problemler nedeniyle genellikle ağız içerisinde bırakılmamaktadır. Bu şikayetlerin giderilmesi için gömülü veya yarı gömülü yirmilik dişlerin çekilmesi gerekmektedir. Çekim işleminin zorluğu dişin yerleşimi, boyu gibi faktörlere bağlı olarak farklılık gösterebilir. Çekim işleminden sonra yer yer şişlik ve morarma görünebilir. Gerekli ağrı kesici ve buz takviyesi ile bu süreç kısa sürede atlatılır.</p>
</div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/20lik-gomuk-disler-cekilmeli-mi-cekilmemeli-mi/">20’lik gömük dişler çekilmeli mi, çekilmemeli mi?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dişlerimiz yaşam kalitemizi belirler</title>
		<link>https://www.meltemdis.com/dislerimiz-yasam-kalitemizi-belirler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[r.canerkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jul 2018 09:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ağız Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ağız bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.meltemdis.com/?p=2471</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dişlerimiz, çekiciliğimizin en önemli öğelerinden biridir. Yaşam kalitemizi arttırır ve Bize özgüven verirler.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/dislerimiz-yasam-kalitemizi-belirler/">Dişlerimiz yaşam kalitemizi belirler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="bt_bb_wrapper"><p>Dişlerimiz, çekiciliğimizin en önemli öğelerinden biridir. Yaşam kalitemizi arttırır ve Bize özgüven verirler.</p>
<p>Yediklerimizden zevk almayı, rahatça gülebilmeyi, anlaşılır şekilde konuşabilmeyi, hayata iyimser bakabilmek için kendimize güvenmemizi sağlarlar.</p>
<p>Hayat, dişlerimizde izlerini bırakır. Çoğunlukla bir ya da daha fazla dişimizi, diş ve<a href="http://www.meltemdis.com/category/dis-eti-hastaliklari-tedavisi"> dişeti hastalıkları</a> (örn. Periodontitis) ya da kazalar (spor veya günlük hayattaki kazalar) sonucu kaybederiz.</p>
<p>Kaybettiğimiz dişlerin eksikliğini ve kısıtlayıcılığını hem işlevsel hem de estetik açıdan hissederiz.</p>
<p><strong>Uzun süreli deneyim ve başarılı sonuçlar</strong></p>
<p>Dental implantlar 40 yıldan fazla süredir kaybedilen dişlerin yerini çok uzun süreler için almaktadır.</p>
<p>Dental implantlar;</p>
<p>Kaybedilen bir veya daha fazla dişin yerine geçer Protezleri ağızda güvenle sabitler Bilimsel olarak araştırılmış ve test edilmiştir (%96’ın üzerinde başarı oranı) Dişhekimliğinde onyıllardır başarıyla kullanılmaktadır</p>
<p>Dental implant tedavisiyle Siz de yaşam kalitenizi, özgüveninizi ve doğal çekiciliğinizi geri alarak,  yeni bir hayata başlatacak bir çözüm olabilir.</p>
<p>Kemik mesafesinin yetersiz olduğu durumlarda, çok sayıda implant yapılacak ise veya anatomik olarak riskli bölgelere implant yapılması gerekiyorsa dişhekimi dental volumetrik tomografi isteyebilir.</p>
<p>Panoramik filmde hastanın kemik yapısı iki boyutlu değerlendirilebilirken, dental volumetrik tomografi üç boyutlu değerlendirme söz konusudur.</p>
<p>Dental volumetrik tomografi ile hastanın kemiğine kaç mm boyunda ve kaç mm eninde <a href="https://www.meltemdis.com/implant" target="_blank" rel="noopener">implant</a> yerletirilebileceği, sert doku greftlemesi gerekip gerekmeyeceği veya sinüs lifting gibi ileri cerrahi teknikleirn gerekip gerekmeyeceği tespit edilebilir.</p>
<p><strong>İmplant teşhis yöntemleri :</strong> 1- Periapikal röntgen 2- Panoramik röntgen 3- Dental volumetrik tomografi</p>
</div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/dislerimiz-yasam-kalitemizi-belirler/">Dişlerimiz yaşam kalitemizi belirler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ağız kokusu Nedir? – Ağız kokusu Nedenleri</title>
		<link>https://www.meltemdis.com/agiz-kokusu-nedir-agiz-kokusu-nedenleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[r.canerkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jul 2018 09:01:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ağız Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ağız bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.meltemdis.com/?p=2467</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağız neden kokar? : Ağzı kokusu şikayetiyle gelen hastaya doğru tanıyı koymak çok önemlidir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/agiz-kokusu-nedir-agiz-kokusu-nedenleri/">Ağız kokusu Nedir? – Ağız kokusu Nedenleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="bt_bb_wrapper"><h3>Ağız kokusu nasıl giderilir? – Ağız kokusu neden olur – Ağız kokusu nasıl önlenir?</h3>
<p><strong>Ağız neden kokar? : </strong>Ağzı kokusu şikayetiyle gelen hastaya doğru tanıyı koymak çok önemlidir. Kişi sabah kalktığında ağız kokusu oluyor ve kahvaltı sonrası dişlerini fırçaladıktan sonra bu koku kayboluyorsa bu fizyolojik bir ağız kokusudur. Bu tip hastalara dişlerini fırçalamaları, diş ipi kullanmaları, dil temizliğini yapmaları önerilir. <strong>Ağız kokusu nedir?</strong> Ağızdaki çirkin kokuya kısaca ağız kokusu veya <strong>halitosis</strong> denir. Ağız kokusunu bir hastalık olarak tanımlamak zordur. Ancak ağız kokusu çok önemli hastalıkların işaretçisi de olabilir. Ağız kokusunu PATOLOJİK ve FİZYOLOJİK olmak üzere iki kısma ayırmak mümkündür.</p>
<h4 class="baslik"><strong>Ağız kokusunun sebepleri</strong></h4>
<div id="clear"></div>
<p><span class="yazi11px"><strong>Ağız boşluğu kaynaklı halitosis :</strong></span></p>
<p><strong>Ağız kokus</strong>unun sebeblerinin %87 si ağız boşluğu kaynaklıdır.  Bunlardan %51’i dilden, %17’si gingivitisten, %15’i periodontitisten, %17’si bunların karışımından kaynağını alır. Bu tip ağız kokuları kompleks vakalar değildir. Sebep ilk muayenede belli olur. Sorunlu dişeti dokuları göz ile kolayca tespit edilebilir ve kolay tedavi edilir. Hatta bazen kokunun kaynağını hasta kendisi gösterir. <span class="yazi11px"><strong>Ağız Boşluğu Kaynaklı Olmayan Halitosis:</strong></span></p>
<p>Kaynağını ağız dışında bir yerden alan <strong>ağız kokusu</strong> kastedilmektedir. Oral olmayan sebeplerle ortaya çıkan ağız kokusunun görülme sıklığı %13’tür, bunların %4’ü kulak-burun-boğaz, %3’ü hem oral hem kulak-burun-boğaz, %1’i ise sindirim kanalı kaynaklıdır. Bazen barsak gazları buna sebep olur.</p>
<p><span class="yazi11px"><strong>Ağız kokusunun diğer sebepleri :</strong></span></p>
<ol>
<li>Özellikle sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlarda,</li>
<li>Şeker hastalığı (aseton kokusu gibidir),</li>
<li>Böbrek yetmezliği (balık kokusu gibidir),</li>
<li>Karaciğer yetmezliği,</li>
<li>Metabolizma bozuklukları (teşhisi zor olabilir, zaman zaman ortaya çıkan kötü bir balık kokusu),</li>
<li>Açlık, diyet, ağız kuruması, oruçlu olmak (Sıvı gıda eksikliklerinde vücuttaki yağ ve protein çözünmeye başlar, bu metabolizmanın yan ürünleri kötü ağız kokusu olarak yansır).</li>
</ol>
<p><strong>Ağız kokusunun en sık rastlanan sebepleri</strong></p>
<p>1. Köprü gövdelerinin kapalı olması 2. Diş eti iltihabı 3. Sindirim kanalı kokuları 4. Üst solunum yolu infeksiyonu 5. Kimyası değişen kan gazları, ekspirasyon havasına karışan aromatik gazlar.</p>
<div><strong>Bunları biliyor muydunuz?</strong></div>
<ul>
<li>Sakız (çinkosuz ise) ağız kokusunu artırır</li>
<li>Piyasamızda bir tane çinkolu sakız vardır</li>
<li>Alkollü gargaralar ağız kokusunu artırır</li>
<li>Piyasamızda bir tane alkolsüz gargara vardır</li>
<li>Periodontitis genellikle ağız kokusu sebebi değildir</li>
<li>Nefes kokusu ağız kokusu değildir. Ağızdan tedavi edilmez.</li>
<li>Dişsizlik ağız kokusu yapmaz,ağız kokusunu engeller.</li>
<li>Kahve <strong>ağız kokusu</strong>nu azaltır</li>
<li>Sigara zararlıdır terk edilmelidir fakat ağız kokusu yaptığına dair bir delil yoktur.</li>
</ul>
<p><strong>Nefes kokusu hakkında bilinmesi gerekenler</strong></p>
<div>
<p>Nefes kokusunda diş fırçası etkisizdir <strong>Nefes kokusu</strong> ağız ve diş temizliği ile giderilemez. Çünkü koku ağızdan gelmez.  <strong>Nefes kokusu </strong>özeldir. Çünkü bakteriler tarafından yapılmaz. Organizmanın kendi ürünü olan kimyasal maddelerdir. Oruçta ağız kokusu aseton kokusudur. Açlıkta <a href="http://www./agiz-kokusu-nedir-agiz-kokusu-nedenleri">ağız kokusu</a> da nefes kokusudur ve dişleri temizlemekle kaybolmaz.  Efor yapınca <strong>nefes kokusu</strong> artar, ağız kokusu azalır. Nefes kokusu ağız kapalı iken de vardır. Nefes kokusu olanlarda sebepsiz göz yanması- yaşarması bulunması mümkündür.</p>
<p>Bir insanda hem nefes kokusu hem de ağız kokusu bulunabilir. Nefes kokusu kesintilidir ve dalgalıdır. Artıp azalır bazen kayıp olur. Halbuki ağız kokusu ısrarlı ve stabil platolar çizer.  Nefes kokusu yemek yeyince kaybolmaz, bazıları artar. Halbuki ağız kokusu yemek yeyince yarım saat kaybolur. <span class="yazi11px"><strong>Nefes kokusunun mekanizması</strong></span></p>
<p>Nefes gazlarıİnsanlar her nefes aldıklarında 500 ml hava alır ve verirler. Verilen nefesin içerisinde 1753 tane kimyasal maddenin akciğerden dışarı atıldığı tespit edilmiştir. İdrarda bile bu kadar fazla sayıda kimyasal madde yoktur.</p>
<p>Bu maddelerin çoğu karaciğer ve böbrekler tarafından kana ihraç edilen 300 g/mol’den daha hafif gazlardır. Kanda çözünmüş halde bulunurlar KAN GAZLARI ismini alırlar. Bu gazların bazıları çirkin kokuludur.</p>
<p>Bu maddeler akciğerler yolu ile solunum havasından süzülür, ve nefes verme sırasında akciğerlerimizden dışarı atılır. Nefes kokusu böyle oluşur.</p>
<p><strong>Açlıkta ve oruçta nefes kokusu</strong></p>
</div>
<div>
<p>Organizma bulabilirse şeker (karbonhidrat) ile enerji üretmeyi tercih eder. Açlık durumunda ise yedek enerji depolarını kullanmaya mecburdur. Yağ asitleri yakılarak dakikada 370 umol hızıyla asetoasetat üretilir. Bunun 137 umol’u (%37 si) asetona dönüşür. Asetonun büyük kısmı glukoz’a oksitlenerek uzaklaşır. İşte bu glukoz enerji olarak kullanır. Bu sırada ortaya çıkan aseton, asetoasetat ve Beta hidroksi Butirik asit üçlüsüne keton cisimleri ismi verilir. Hepsi çirkin kokuludur. Açlıkta akciğerden nefese çirkin koku geçmesinin sebebi budur.</p>
<p>Örneğin gece boyunca aç kalan insanların sabah yataktan kalkınca ağızda çirkin koku duymasının sebelerinden birisi keton cisimleridir.</p>
<p>Oruç tutan bireylerin nefeslerindeki koku da bu şekilde oluşmaktadır. 15 tane sağlıklı gönüllü vitamin hapı ve su verilerek 21 gün oruç tutmuşlar kanlarındaki ve nefeslerindeki keton cisimleri günler geçtikçe yükselmiştir. Asetona paralel olarak nefeste propionaldehyde ve glycerol de yükselmiştir. Fakat nefesteki amonyak kokusu azalmıştır.</p>
<p>Oruçta ve açlıkta deriden ihraç edilen keton cisimleri de artar. Bunun anlamı açlıkta ter kokusunda da artış oluyor demektir.</p>
<p>Kilo bakımından zayıf şahıslarda ve yaşlılarda nefeste aseton seviyesi yükselmeye daha meyillidir. Böyle bireyler açlık sırasında daha fazla nefes kokusu üretirler.</p>
</div>
<div><span class="yazi11px"><br />
<strong>Başka hangi durumlarda nefes kokusu ortaya çıkar?</strong></span>Midede H. pylori gastriti bulunduğunda besinlerdeki proteinlerden gelen üre, bu bakteri tarafından parçalanarak amonyağa dönüştürülür. Amonyak kan gazı şeklinde nefese geçerBağırsakta aşırı bakteri üremesi (İntestinal over Growth syndrom) varsa besinler putrifiye edilerek aromatik bileşikler kan gazları şeklinde kana geçerKabızlıkta kolonda biriken dışkıdan gelen kokulu bileşikler kan gazlarına dönüşür.İliochecal kapaktan tersine sızıntılarda ince bağırsağa bakteri girerse aşırı bakteri üremesi  sebebiyle kan gazları yükselir.Pankreas enzim defektlerinde sindirilemeyen besin öğeleri bakterilere terk edilmiş demektir. Bunlar mezenterden kana ve sonra akciğerden nefese geçerNeredeyse bütün karaciğer ve böbrek hastalıklarında, hamilelerde, zihinsel engelli, parkinson, diyabet, kanser, diyaliz, astım hastalarında kan gazları kokuludur. Sürekli ilaç kullananlarda, her hangi bir besini her gün daima ve bolca yiyenlerde nefes kokusu olur.</div>
<div>* * *</div>
<p><span class="yazi11px"><strong>Nefes kokusu nasıl tedavi edilir?</strong></span></p>
<p>Nefes kokusunun sebebi bulunup ortadan kaldırılır. Başka bir tedavisi olamaz.</p>
</div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/agiz-kokusu-nedir-agiz-kokusu-nedenleri/">Ağız kokusu Nedir? – Ağız kokusu Nedenleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş Sağlığı Turizmi</title>
		<link>https://www.meltemdis.com/dis-sagligi-turizmi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[r.canerkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jul 2018 08:31:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ağız bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı turizmi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.meltemdis.com/?p=2453</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa’dan ve Kanada’dan yaygın olan Diş Sağlığı Turizm için ülkemize gelen hastalarımızı karşılamakta ve ağırlamaktayız.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/dis-sagligi-turizmi/">Diş Sağlığı Turizmi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="bt_bb_wrapper"><p>Avrupa’dan ve Kanada’dan yaygın olan Diş Sağlığı Turizm için ülkemize gelen hastalarımızı karşılamakta ve ağırlamaktayız. Diş hastanemiz ve polikliniklerimiz tam kapsamlı ve tüm branşlarda cerrahi operasyonları dahil dışarıya bağımsız olarak kendi bünyesinde hizmet vermektedir. Diş Turizmi dünya çapında büyüyorken ülkemizde de Meltem Diş hatrı sayılır bir hasta portföyünü ağırlamaktadır. Hastalarımız, hem tatilini yapıp hemde çok daha ekonomik bir bütçeyle tedavi olarak hizmet vermeye devam ediyoruz.</p>
</div><p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com/dis-sagligi-turizmi/">Diş Sağlığı Turizmi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.meltemdis.com">Özel Meltem Diş Poliklinikleri</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
